Yayınlar

3 Adımda İş Kazalarını Önleyin!

İşçilerin iş kazalarına uğramalarını ve meslek hastalıklarına tutulmalarını önlemek, sağlıklı ve güvenli çalışma ortamını oluşturmak için alınması gereken önlemler dizisine iş sağlığı ve iş güvenliği diyebiliriz. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından sağlık “kişinin bedensel, ruhsal sosyal bakımdan tam iyilik halidir” şeklinde tanımlanmaktadır.

İş kazası ve meslek hastalığının işyerine ve ulusal ekonomiye yüklediği işgücü kaybı, üretim kaybı gibi maliyetlerinin yanında ayrıca birçok yan maliyetten söz edilebilir. Bunlar hastane masrafları, ilaç bedelleri, mahkeme masrafları ve sigortalıya ödenen tazminatlar gibi maliyetlerdir.

Kazaların genellikle yalnızca %3’ü korunması mümkün olmayan kazalar olup %97si genel olarak korunabilen kazalardır.

3 Adımda İş Kazalarını Önleyin

Belirlenen amaçlara ulaşmak, dolayısıyla, iş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemek için 3 temel adım vardır;

İş Sağlığı ve Güvenliği

1- Tehlikeleri tanımlamak

Bir çalışma ortamında tehlikeleri tanımlayabilmek için öncelikle tüm tehlike kaynaklarını arayıp bulmak gerekmektedir. Bu aşamada çok değişik verilerden yararlanılabilir.

İş kazası istatistikleri, günlük poliklinik kayıtları ile iş sağlığı ve iş güvenliği toplantı tutanakları, makine teknik dokümanları, güvenlikli çalışma talimatları yararlanılan veri kaynaklarındandır. Tehlike tanımlanmasına yönelik en sistematik yaklaşım ise işyerinde mevcut tüm iş çeşitlerinde ve bu işlerde çalışan personel üzerindeki tehlikeleri incelemektir

Bu tanımları iyi ve gerçekçi bir şekilde elde etmek üzere “tehlike tanımlama” şemaları, formları geliştirilmiştir. Burada unutulmaması gereken, aynı görevlerin farklı iş süreçlerinde değişik risklere sahip olduğudur. Tanım çalışmaları sırasında en önemli başvuru kaynağı ise bizzat işi yapan işçiler ustalar, ustabaşıları ve teknik personeldir. Böyle bir ekip çalışması, kimin nasıl bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu gösterebileceği gibi, şimdiye kadar hiç gözlemlenmemiş potansiyel tehlike kaynaklarını da ortaya çıkarabilir.

2- Tehlike boyutunun ve ihtimalinin saptanması:

İşyerinde toplanan tehlike ile ilgili verilerin değişik kriterlere göre sınıflandırılması gereklidir. Burada temel iki kriterden bahsedilir.

Potansiyel olarak oluşacak zararın boyutu

İş ortamında saptanan ve çalışanların maruz kaldıkları çevre zararlılarının (fiziksel, kimyasal, biyolojik, ergonomik) ne düzeyde olduğu, yasa ve yönetmeliklerle belirlenen, müsaade edilen seviyelerin aşılıp aşılmadığının öğrenilmesi, yani ortam zararlılarının değişik bilimsel tekniklerle ölçülmesi gereklidir. Benzer olarak, oluşabilecek iş kazalarının sonucunun önceden tahmin edilebilecek şekilde sınıflandırılmasıdır

Zararın meydana gelme ihtimalinin belirlenmesi

Bir tehlikeye bağlı olarak meydana gelecek hasar ya da zararın ihtimali işyerinde yasalara ne düzeyde uyulduğuna, tehlikelere kaç kişinin maruz kaldığına, güvensiz koşul ve durumların hangi sıklıkla var olduğuna, kişisel ve makine koruyucuların kullanılıp kullanılmadığına, makine ve malzeme hatalarına göre artar ya da azalır. Bu nedenle zararın oluşma olasılığı araştırılırken tüm sayılan faktörler ele alınmalıdır.

İSG

3- Risklerin kontrol altına alınması

Bu aşama bir final olup daha sonra alınacak tüm kararlara, eylemlere rehberlik edecektir. Bir kez tehlike değerlendirme sonuçları alındıktan sonra işletmenin hangi riskleri ne düzeyde ve ne zaman azaltacağı veya ortadan kaldıracağına karar vermesi gerekir. Riskleri kontrol altına alma yöntemleri ise şu şekilde sıralanabilir: Daha az tehlikeli maddeyi kullanma, süreci değiştirme, yalıtma, havalandırma, ıslak çalışma, mühendislik ve idari önlemler, ergonomik yaklaşımlar, kişisel koruyucular gibi.

İş Sağlığı ve Güvenliği çalışanların fiziksel durumlarının yanında işçi sağlığı ve iş güvenliğinin ruhsal durumlarında yarattığı olumlu ve olumsuz etkilerle de ilgilenir, olumlu etki yapan faktörleri güçlendirmeye, olumsuz etki yapanları ortadan kaldırmaya çalışır. Biz buna iş psikolojisi diyoruz. İş psikolojisi, klinik, endüstri ve sosyal psikoloji alanlarının bir sentezidir. Temeli çalışan insan ve onun potansiyelidir. İnsanların birbirinden her bakımdan farklı olduğunu kabul eder. Kişisel farklar esasına dayanarak insanı bir bütün olarak ele alır. Çevresini bilimsel olarak inceler. İnsanı sosyal varlık olarak ele alır sosyal etkenlerle ve onların insan üzerindeki etkileri ile ilgilenir.

İnsan makine gibi bir sistem içinde çalışmamalıdır. Kendisini makinenin bir parçası gibi duyması insan doğasına ters düşer. İş Sağlığı ve Güvenliği, makine ve aletlerin insana uygun biçimde olmadığı ve işin insana göre düzenlenmediği hallerde çeşitli iş yerlerinde meydana gelen işçi sağlığı sorunları ile ilgilenir, en uygun çözüm yollarını araştırır. Buna göre, işçinin güvenliği ve ruhsal sağlığı açısından işin gerektirdiği yeteneklere sahip olan insan işe göre seçilmelidir.

Böyle bir kişi fazla efor sarf etmeden iş tatmini alacak ve üretimi yüksek olacaktır. Tersi ise beklenen işi yapmak için aşırı zorlanacak bu da onun çabuk yıpranmasına sebep olacak ve iş tatmini duymasını engelleyecektir.

Yapılan araştırmalar böyle çalışanların iş güvenliğine aldırmazlık, çevresine ve işine düşmanca davranışa girdiğini, çevresiyle ilişkilerin giderek bozulduğu hırçın bir ruh haline büründüğünü göstermiştir.

Özetle insan ile iş uyumu şu yararları getirecektir.

  • İş kazalarının önlenmesi,
  • iş emniyeti açısından firelerin azalması.
  • Eğitimde kolaylık ve ekonomi.
  • Üretimin artması.
  • Başarı ve iş tatmini.
  • Sakatların mesleki rehabilitasyonu.
  • Meslek hastalıklarının önlenmesi.

Cevap Bırakın

four × 2 =